Delhi Gezilecek Yerler | Delhi Rehberi

Kaos kalabalık ve gürültünün başkenti Hindistan Delhi gezi rehberine hoşgeldin. Bu yazımda sana Delhi hakkında  şöyle şahane, böyle olağanüstü diye yazmak isterdim, ama sadece gerçekleri okuyacaksın.

Son derece modern bir hava limanından indikten sonra. Yine şaşırarak modern bir metro ağına bindim. Her şey gayet güzeldi. Hiç de söyledikleri gibi korku ile anlatılan bir Hindistan değildi bu.

Taaa ki metrodan inip yeryüzüne çıkana kadar…

Saket Metrosundan yukarı çıktığımda önce baharat, gaz ve kirli hava karışımı bir koku kapladı genzimi..

Allahım dedim ben nereye geldim. Metrodan çıkar çıkmaz tuktukcular üzerime atladı. Onca ülkeyi yanlız gezmenin verdiği deneyimle kolayca başımdan savmayı başardım.  ( Göz göze gelmeme ve nereye gideceğini biliyormuş gibi görünme hali) Delhi Hindistan in en kirli havasına sahip, bildiğim kadarıyla aynı zamanda dünyanın da en kirli havası. Bu havayı 1 gün soluduğunuzda onlarca sigara içmiş gibi etkileniyor ciğerleriniz.

Bu korkunç ve ilginç şehirde dolu dolu 1 hafta geçirdim bütün detaylarıyla Hindistan’in başkenti Delhi’yi sana anlatacağım.

Hindistan’a ilk defa geliyorsan Hindistan’a gitmeden önce bilinmesi gerekenler yazımı mutlaka okumalısın dikkat etmen gereken şeyleri tek tek yazdım.

İlk bilmen gereken şey bu şehri gezeceksen Delhi’yi ikiye ayırman gerektiği. İlki Red Fort’lu Jama Masjid’li, sokakta yürürken tuhaf insanların ve fakirliğin dibini göreceğin Old Delhi. Bir diğeri ise ingilizlerin el attığı görkemli yapılarla süslenen modern insanların ve yapıların bulunduğu New Delhi.

Hadi bu ilginç şehri keşfetmeye başlayalım.

Delhi Tarihi

Günümüzde 23 milyon insanın yaşadığı Delhi ki bence kayıt dışı nüfusu da katarsak bu sayı 25 milyondan aşağı değildir. Mumbai’den sonra Hindistan in en kalabalık kenti. Şehir ilk yerleşimini M.Ö 6. Yüzyılda Yamuna nehrinin kenarına almış. O tarihten beri bir çok hint imparatorluğunun başkenti olmuş Delhi.

Babür imparatoru Şah Cihan’ın ( Babil değil bir birine karıştırılıyor ) Delhi’yi fethedip surlarla cevirmesinden sonra bizim bildiğimiz Delhi oluşmaya başlıyor. Şah Cihan Tac Mahal dahil, günümüze kalan bir çok muhteşem mimariyi Hindistan’a bırakan imparator. Hindistan ekonomisine en büyük katkıyı hala onun yaptığını söylemek pek yanlış olmaz.  Sadece, Hindistan’ın sembolü olan Tac Mahal’i yılda 7 milyon turist ziyaret ediyor.

Ingilizler 19. yüzyılda Hindistan’ı işgal ettiğinde şehrin başketini geçici olarak Kalküta’ya taşımışlar. Bu süre zarfında da Delhi’yi yeni baştan inşa etmişler. Özellikle Delhi Hükumet merkezine gidersen ne demek istediğimi anlayacaksın. 1947 yılında hintliler ingilizleri yenerek bağımsızlığını kazandıklarında Delhi’yi tekrar başkent ilan ettiler.

Delhi Nerede

Delhi diğer bir adıyla Yeni Delhi Hindistan’ın kuzeyinde yer alıyor. Hindistan birlik bölgesi diye de adlandırılır National Capital Territory Of Delhi (NCTD)  başkent Yeni Delhi’dir.

Haryana ve Tac Mahal’in de bulunduğu Uttar Pradeş eyaletlerine sınırları var.

Delhi’nin konumunu aşağıdaki haritadan görebilirsin.

delhi nerede

Hindistan haritasında Delhi nerede

 

Delhi saat dilimi

Delhi’de dahil olmak üzere Hindistan’ın tamamı Hindistan Standart Saati (IST) ni kullanır.

Hindistan UTC (Coordinated Universal Time) +5.5 zaman diliminde ve ülkede gündüz ışığından yararlanmak için saat değişikliği yapılmıyor.

Hindistan Delhi ile Türkiye arasındaki saat farkı ise şöyle:

Türkiye ile Hindistan arasındaki saat farkı biz UTC +3 kullandığımız zaman 2, 5 saat UTC +2 kullandığımız zaman 3,5 saattir.

 

Delhi Nüfusu

Yukarıda kısaca bahsettim ama detaylı olması açısından tekrar değinmek gerekiyor. Hindistan’ın şu an nüfusu 23 milyon bu sayı gittikçe de artıyor. Benim tahminime göre ise bu sayının daha da üzerinde 25 milyon civarı insan yaşıyor. Bunlar Delhi nüfusuna kayıtlı olanlar başka şehirlerden gelenler, turistler v.s bunları da hesaba katarsak şehrin günlük nüfusu 30 milyonun üzerindedir.

Başkent Delhi Mumbai’den sonra Hindistan in en kalabalık kenti.

Mumbai hakkında daha detaylı bilgi almak istersen Mumbai Gezi Rehberi yazıma bakabilirsin.

Delhi iklimi ve havası

Delhi de hiç bir zaman üşümezsiniz size garanti verebilirim, kış akşamları ve ayaz zamanları hariç. Bu yüzden günlük saatlerde kalın şeyler getirmenize gerek yok. Yazın sıcaklıklar 35-40 derece civarında kışları ise bölgeye muson iklimi hakim, yağmur yağsa bile sıcaklık hep 20 30 derece civarında oluyor.

Eylül Ekim ayları 30 lu derecelerde seyrederken ocak şubat gibi kış ayları 20 dereceye kadar düşebiliyor. Kışın sadece geceleri ve sabaha karşı serin oluyor.

Güneş carpmalarına karşı şapka ve beyaz kıyafet, ayrıca güneşin zararlı etkilerinden korunmak için güneş kremi mutlaka yanınızda bulundurun.

Delhi’nin havası ise dünyanın en kirli havasına sahip. Öyle ki ilk soluduğum genzimi yaktı.

İyi şeyler söyleyemeyeceğim fakat iyi bir haber verebilirim bir süre sonra bu kirli havayı solumaya alışıyorsunuz. Kirli havadan dolayı gökyüzü bile görünmüyor. Yanınızda maske bulundurabilir veya buradaki marketlerden maske satın alabilirsiniz.

 

Delhi Hava Limani

Delhi de bir adet hava limanı bulunuyor. Adı ise Indra Ghandi uluslar arası hava limanı. Hava limanı şehir merkezine 23-24 km mesafede. Hava limanından şehir merkezine, hava limanı transferleri, taksi, otobüs veya benim size önereceğim metro yöntemiyle şehir merkezine ulaşabilirsiniz.

Delhi hava limanından metro ile şehir merkezine nasıl ulaşacağınızı öğrenmek için Delhi metrosu yazıma göz atabilirsin.

Delhi Hava limani son derece temiz ve dünya standartlarında, hava limanında inip pasaport kontrolüne girdiğinizde, önce bir form doldurmanız isteniyor.

O yüzden giderken yanınızda kalem götürmeyi unutmayın. Bu formu doldurmak için masalarda  kalemler var ama yoğun olduğundan sıra beklemek zorunda kalabilirsiniz. Trenlere binerseniz orada da form dolduracağınız için siz yanınıza mutlaka kalem alın.

Bagajlarınız ise kontrol noktasından geçtikten sonra teslim ediliyor.

Delhi için bilmen gerekenler

İlk bilmen gereken şey bir turist olduğun için, yerli halkın ve esnafın senin üzerine atlayacağı. Yerli halk ve dilenciler senden sürekli para isteyecek tuktuk ve rickshawcılar sürekli seni gitmek istediğin yere götürmeyi teklif edecek.

Benim en sinir olduğum şey ilgilenmediğinizde kolunuza dokunmaları bunu herkes yapmıyor ama çok sık karşılaştım, nadiren kolumu kendine doğru çekenler bile oldu. Bu zor kullanma değil de daha çok sesini duyurma çabası. Eğer böyle bir durumla karşılaşırsanız biraz sert çıkabilirsiniz. Genel anlamda Hindistan özel de ise Delhi yerlileri polisten çekinirler o yüzden işler çirkinleşirse polis çağıracağınızı söylerseniz sizi rahat bırakacaklardır.

Ben tek başıma geziyorum, tek veya iki kişi geziyorsanız bunlar başınıza gelir. Grup halindeyseniz size sadece sesleneceklerdir.

İkinci bilmen gereken şey verdikleri fiyat hep 2 veya 3 katı olacak. Pazarlık bu ülkede olduğu gibi bu şehirde de sünnet 🙂 Mutlaka alacağınız her şey de pazarlık yapın.

Hediyelik eşya olsun, tuktuk veya taksi olsun bakkal, market alışverişi olsun her şeyde pazarlık edin.

Tuktuk ve rickshaw kullanacağınız zaman ödeme konusunda mutlaka anlaşın ve ödemeyi teyit edin. Standart tuktuk fiyatları üç aşağı beş yukarı 1-2 kilometre için 30-50 rupi 3-5 km için 80-100 rupi civarında olsun daha fazlasını ödemeyin.

Delhi’de trafiğe ve yollara çok dikkat edin. Bu kadar kalabalık olmasının getirdiği dezavatantajlar var. Normal bir trafikte karşıdan karşıya geçerken, tek şerit yoldan arabalar gelir ve siz o şeritten araba gelmemeye başladığı zaman karşıya geçersiniz.

Bu durum Delhi için geçerli değil, her yerden araba, motosiklet, tutuk veya bisiklet çıkabilir. Her tarafı kontrol edip öyle karşıya geçin.

Bir diğer önemli risk faktörü ise elektrik telleri. Şehir planlaması doğru düzgün yapılmadığından özellikle merkezi olmayan yerlerde etrafta elektrik telleri oluyor. Basmayın veya çarpmayın böyle yerlerde yürürken ekstra dikkat etmelisiniz.

Delhi Belly Nedir ?

Delhi Belly Nedir

Delhi Belly

Günün birinde ingiltere’ de bir hint restauranı açılır, burada yemek yiyen ingilizleri alır bir tuvalete gitme hali. Hint yemeklerini yiyen ingilizlerin hepsi mide sorunu yaşarlar. Sonrada bu olaya Delhi belly vakası adını takarlar.

Bazıları ise Delhi Belly ismindeki bir filmden sonra böyle bir kavram çıktığını iddia eder. Hangisinin doğru olduğu önemsiz. Delhi belly diye bir gerçek var.

Sokaktan kesinlikle yemek yemeyin hem açık olduğu için size hijyenik gelmeyecek Hem de yerseniz emin olun midenizi bozacaksınız. Hoş yemeseniz de büyük ihtimalle mideniz bozulacak o  yüzden mutlaka ishal için yanınızda hap bulundurun. Bazı yorumlarda okuyorum yok abartılıyor bana hiç bir şey olmadı bla bla bla.

Abi sen gider 5 yıldızlı otelde kalır. Continental yemekler yersen tabii ki bir şey olmaz. Ben sokak tezgahlarından değil ama yerel lokantalardan yedim buna rağmen Delhi Belly’ ye yakalandım. Her ne olursa olsun bu ihtimali göz önüne alın ve bağırsak ilacı götürün.

Bir diğer önemli husus ise su. Musluklardan kesinlikle şu içmeyin çünkü tüm Hindistan gibi Delhi’nin suları pis. Duş alırken ağzınızın burnunuzun içine su kaçırmamaya dikkat edin. Dişinizi fırçalarken bile temiz su kullanın. Bunun tek istisnasının Goa olduğu söylenir turistler arasında. “Ooo aman tanrım Goa tam bir cennet musluk suyuyla dişini bile fırçalayabilirsin” denir.

Marketlerde bir litrelik pet sular 20-30 rupi civarında ve temizdir, onlardan al.

Eğer bir kadınsan şimdi yazdıklarım seni özellikle ilgilendiriyor.

Hindistan in yarısı hindu ise  diğer yarısı Müslüman. O yüzden bir Avrupa gibi rahat hareket edemezsin. Mini etek, şort giymekten mutlaka kaçın uzun etekler veya pantolon tercih edebilirsin. Göğüs dekoltesi ve omuzları açık olan kıyafetler giymemeni öneririm.

Yani kısaca türban takmaya veya başını kapatmana gerek yok ama açık kıyafetler de tercih etmemelisin.

Delhi’ de toplu taşımalarda veya kamuya açık yerlerde kadınlara saygı gösterilmesine dair yazılar göreceksin. Hindistan kadına tecavüz haberleriyle meşhur. O yüzden benim sana tavsiyem gece dışarıya tek çıkma. Yanında mutlaka bir erkek bulunsun veya bir kaç kız arkadaşın olsun.

Delhi’yi geldiysen büyük ihtimalle Tac Mahali’de görmek istiyorsundur. Zaten bu muazzam yapıyı görmeden gitme. Delhi ‘den Agra’ya nasıl geçilir merak ediyorsan Tac Mahal’e nasıl gidilir yazımı okumalısın.

Tac Mahal Ölümsüz Bir Aşkın Hikayesi makalemde de Tac Mahal’i anlattım. Girişte sorun yaşamaman için bu yazımı mutlaka okumalısın.

Delhi Gezilecek Yerler

Delhi’ei gelip veya gelmeden atıp tutanlar olduğunu gördüm, bir iki, gün yeter deniyor. İnanın çok gülüyorum.

Sadece şehir merkezindeki cazibe merkezlerini görmek için bile en az 5 gün ayırmanız gerekiyor.  Delhi gezilecek yerler koştur koştur 3 günde ancak biter.

Delhi de dolu dolu bir hafta geçirdim ve sana gerçekten nereleri görmen gerektiğini tek tek yazacağım. Vakit kaybetmeyeceksin ve gerçekten Delhi’de görülmesi gereken yerleri göreceksin.

Delhi gezilecek yerler listesinin en başında Old Delhi yer alıyor. Kaldığın lokasyonu bilemem ama öncelikle Old Delhi’yi gezmeye başla derim. Gerçek Delhi’yi keşfettikten sonra modern yüzüne bakabilirsin.

Eğer yeterli bütçen varsa, aktiviteleri para ödeyerek tur rehberine yaptırman daha mantıklı.

Çünkü özellikle Old Delhi’de görmek istemeyeceğiniz derecede bir sefalet ile karşılaşacaksınız. Ben kendi kendimin rehberi olduğum için ve bütçem olmadığı için rehber tutmuyorum. Param olsa Delhi için tutardım.

Sana şunu söyleyebilirim. Bu yaşıma kadar bir çok sefalet ve fakirliğe tanık oldum. Fakat Old Delhi sokaklarında, özellikle pek girilmeyen ara sokaklarında tek başıma gezerken karşılaştığım manzaralar, beni bile ürküttü. O yüzden bütçen varsa pazarlık yaparak rehber tutmanı öneririm.

Delhi gezilecek yerler listesine başlamadan diğer bilmen gereken şey. Bu ülkede turistleri soymak resmi devlet politikası. Göreceğin hemen hemen tüm cazibe merkezlerine para ödeyeceksin. Bu ücret göreceğin tüm yerlerde 500-600 rupi arası olacak. (Tac Mahal hariç 1200 rupi)

İşine çok yarayacak bu bilgileri edindikten sonra Delhi gezilecek yerler listemize başlıyoruz.

01 Red Fort

Delhi Redfort

Red fort listemizin başında yer alıyor. Kızıl kale anlamına gelen sarayın hintçe adı Lal Quila. Lal kırmızı anlamına geliyor Quila ise kale.

Adını kalenin yapıldığı taşlar olan red stone dan alıyor. Red Fort’un ilk yapılan inşaası Agra’da bulunuyor. Şah Cihan Delhi’de de bir Red Fort yapılması talimatı verdikten sonra Delhi içerisine de kızıl bir kale inşaa ediliyor.

Kalenin çok bakımlı olduğu söylenemez. Buna rağmen Hindistan Tarihi için büyük öneme sahip. New Delhi kurulmadan önce yönetim merkezi olarak kullanılan kalede. Mamatha Ghandi İngiliz sömürgesine son verildiğinin açıklamasını yapmıştır. Hindistan resmi parası olan 500 rupinin üzerinde Red Fort resmi yer alıyor.

Babür Hükümdarı Şah Cihan tarafından yaptırılan kalede akşamları ışık ve ses gösterileri yapılıyor.

Metro ile La quila durağında inerek kolayca ulaşabilirsiniz.

 

02 Jama Masjid

Jama Masjd

Delhi’de bulunan Jama Masjid.

Red Fort sonrası ziyaret edeceğin ikinci yer Jama Masjid olmalı. Bir birlerine çok yakınlar yürüyerek bile gidilebilir. Ben yürüyerek gittim ama sana tuktuk ile gitmeni öneririm.  Bu bölgede yürümek pek keyif vermiyor. Camii’nin etrafında kıyafet ve hediyelik eşya satılan yerel pazar var.

Jama Masjid’e dönecek olursak burası Hindistan’ın en büyük ikinci camisi. İçinde aynı anda 25.000 den fazla kişinin ibadet etmesini sağlayacak büyüklüğe sahip. Camii nin yapılış tarihi 1650 tamamlanması 6 seneyi buluyor. Hindistan’ın en büyük camisinin adı ise Yine Jama Masjid ama Delhi’de değil Agra kentinde.

Cami kapısından avluya girerken ayakkabılarınızı çıkarmanız gerekiyor o yüzden size yanınızda galoş götürmenizi öneriyorum. Ayrıca kapalı kıyafetler giymelisiniz normal bir camiye nasıl giriliyorsa aynen o kıyafetle.

Cami’ye giriş paralı olur mu sizce ? Bu cami Hindistan’da ise olur. Kapıda bir görevli var ve Jama Mescid’e girmek için sizden 300 rupi istiyor. Eğer sizin turist olduğunuzu anlarsa tabii, çünkü camiye giriş normalde ücretsiz.

 

03 Chandni Chowk

Chandni Chowk

Eğer hala enerjin varsa yine bu alana çok yakın olan Chandni Chowk’u gezmelisin. Bu üç yer birbirine çok yakın üçünü gezmeyi aynı güne sığdırabilirsin.

Hindistan’a hoşgeldin… Chandni Chowk Old Delhi’nin kalbi. Tuk tuklar , rickshawlar bisikletler, kornalar, kalabalık insanlar tam bir kaos.

Kalabalık yüzünden zor yürüyeceğiniz alana bir de sokak yemekleri yapanlar eklenince ne olacağını düşünün. Yerel elbiseler, takılar, hediyelik eşyalar alabileceğiniz bu ana caddeyi mutlaka gezin.

 

04 Paharganj (Main Bazaar)

Paharganh Delhi metro istasyonunun hemen çıkışında bulunuyor. Burası için İstanbul’un eminönüsü diyebiliriz.

Bir çok turist konaklamak için burayı tercih ediyor. Ucuz olduğu söyleniyor ama bence değil. Güney Delhi de hem daha güvenli hem de daha ucuz hosteller bulabilirsin.

Yanlız buradaki hosteller genelde tek odalı kiralanıyor yani yatak paylaşımlı değil. O yüzden 2 veya 3 kişi geziyorsanız Paharganj bölgesini değerlendirebilirsiniz.

Bu bölgede bir çok turistle karşılaşacaksın ama bir o kadar dilenci ve hırsız  barındırır. Bu bölgede cüzdanınıza çantana ekstra dikkat etmelisin. Paharganj bölgesinde yüzlerce mağaza bulunuyor. Hediyelik eşyalar kumaş ve elbiseler ne arıyorsanız bu bölgede bulabilirsiniz. İyi pazarlık yapıyorsanız iyi fiyatlara kaliteli ürünler satın alabilirsiniz.

Ayrıca Paharganj ucuz ve kaliteli yemek yiyebileceğiniz de bir bölge. Ev yemekleri gibi bir kaç yeri var, gezince göreceksiniz. Benim en beğendiğim yemekleri lezzetli ve ucuz olan yer. Madam’s Foods Yogi idi. En ucuz ve lezzetli Thali’yi burada yedim.

Paharganj nasıl bir yer, bu ilginç yer neye benziyor?  Paharganj videoma bakmanı öneririm.

05 Qutab Minar

qutap minar

Qutab minar diğer çok kullanılan adıyla, Qutab Minar Unesco dünya mirası listesinde ve Delhi’de mutlaka görülmesi gereken yerlerin başında yer alıyor.

Kutbiddin tarafından Hindistan’da islamın zafer anıtı olarak 14. yüzyılda dikilmiştir. Yapımı için anlatılan bir çok rivayet var ama akla en yatkın olan söylenti bu, çünkü minare üzerindeki işlemelerde kuran ayetleri yer alıyor.

73 metre yüksekliği ile Tac Mahal gelene kadar Hindistan’ın en uzun yapısı.

Hintliler ve turistler tarafından en çok ziyaret edilen yerlerden biri, o yüzden bilet gişesi çok kalabalık oluyor. Turistlerin bilet gişesi farklı yerde olduğundan kolayca biletinizi alıp yolun karşı tarafına geçerek giriş yapabilirsiniz.

Size ücret karşılığı rehberlik teklif edenler olacak.

Qutab Minar’a kadar gelmişken hemen 500 metre uzaklıkta yer alan Mehrauli Arkeoloji Parkı’nı da gezebilirsiniz.

06 Humayun’s Tomb

Humayun's Tomb

Humayun’un mezarı 1570 yılında Babür imparatoru Humayun öldükten sonra eşi tarafından anıt mezar olarak yaptırılır.Babür imparatorluğu İlk kez böyle bir mimari ile tarih sahnesine çıkar, ve sıkı durun Tac Mahal’in Humayun’un mezarından ilham alınarak yapıldığı söylenir.Giriş ücreti hiç de az değil bilginiz olsun. İlk girdikten sonra aaaa bumuymuş demeyin iki bölümden oluşuyor.

Ziyaret ederseniz Tac Mahal’e ne kadar benzediğini göreceksiniz. Yeşil mi yeşil de bir bahçesi var.

 

07 Lodi Garden

Lodi Garden

Burası şehrin içerisinde yer alan kocaman bir yeşil vaha,  neden dersen şehrin gürültü ve kirliliğinden kaçıp nefes alabileceğin ender yerlerden biri. 1936 Yılında Hindistan’ı işgal etmiş olan Britanyalilar tarafından yapılmış.

Özellikle sabahları koşan, yürüyüş yapan, yoga yapan ve parkta sere serpe uzanan insanlarla dolu. İçerisinde bir sürü kuş türü yaşıyor bu vahanın kuş sesleri sizi dinlendiriyor.

Turistler tarafından çok rağbet gören bu bahçe için Delhi’de yeterince zamanın varsa oturup biraz nefes al ve piknik yap derim.

 

08 Swaminarayan Akshardham

Swaminarayan Akshardham

2005 Yılında açılan Swaminarayan Akshardham
Hint kültür ve geleneğini göstermek için inşaa edildi.Yeni bir yapı olmasına rağmen oldukça dikkat çeken bir mimariye sahip. Yapımında pembe taş ve beyaz mermer kullanılmış bu da mimari görünümü oldukça etkiliyor.

Geniş bir bahçesi ve bot turu yapabileceğiniz bir alanı var. İçeride görüntü alınması yasak o yüzden kamera ve telefonla giremiyorsunuz.
İlginç bir şekilde giriş ücretsiz ama sergi kısmı için bilet almamız gerekiyor.

 

09 Lotus Temple

Lotus Temple

Hindistan’a geldiysen gezmen gereken yerlerin başında tapınaklar geliyor. Hindistan’da her şeyin tanrısı var dolayısı ile her şeyin tapınağını bulabilirsin. Gösterişli, şaşaalı tapınaklardan tutun da bir göz taş odaya sığdırılmış tapınaklara kadar.

Bu tapınakların en muhteşemlerinden biri Delhi’de bulunan Lotus temple.  Lotus çiçeği bizdeki nilüfer çiçeği anlamına geliyor. Muhteşem bir bahçe içinde lotus çiçeği şeklinde inşaa edilen yapı çok eski değil, 1986 yılında tamamlanmış. Bu tapınağı ilginç yapan şey ise Bahai inancına göre yer yüzünde bulunan 7 büyük tapınağın sonuncusu olması.

Lotus çiçeği Hindistan’daki en büyük dinler olan Hinduizm, İslam, Budizm ve Jaizm inancında ortak olarak kutsal sayıldığı için tapınağa lotus şekli verilmiştir. Hangi inanca sahip olursanız olun içeri girip dua ederek veya meditasyon yaparak zaman geçirebiliyorsunuz.

Çiçek açan her bir yaprağın altında havuz bulunuyor, akşamları ışıklar açıldığında ise muhteşem bir görüntü ortaya çıkıyor.

Beyaz mermerden yapılmış olan tapınağa giriş ücretsiz. Pazartesi günleri ise kapalı, diğer günler 09:00 17:30 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz.

10 Iskcon Temple

iskcon temple Delhi

Yine turistler için yakın tarihte yapılan tapınaklardan biri Sri Sri Radha Parthasarathi Mandir kısa adıysa ISKCON Temple.

Hindistan’da hatta dünyanın bir çok yerinde Krishna inancına sahip insanların iskcon tapınakları var. Bunlardan bir tanesi de Delhi’de. Tapınağa giriş ücretsiz fakat görevliler sizden bağış almaya çalışıyorlar.

Özellikle akşamları müzik eşliğinde yapılan dini ritüeller gerçekten görülmeye değer.

Şimdi Yeni Delhi tarafındaki yerlere bakalım.

11 İndian Gate

indian Gate

Hindistan askerlerini onurlandırmak için yapılmış bir anıt. Kapının yakınına gidip bakarsanız, üzerinde ülkesi için ölen askerlerin isimleri tek tek yazdığını göreceksiniz.

Gerekten çok emek verilmiş bir mimari.

İndian Gate ve parlemento binası birbirine çok yakın, gündüz giderseniz buranın sessizliği, sizi Delhi’nin gürültülü ve kaotik ortamından kurtarır. Akşamları ise daha çok insan kalabalığı oluyor ama, ışık eşliğinde bu kapıyı görmek keyif verici.

Ben Paris’te ki Zafer takına benzettim. Ülkelerin show için kullandıkları böyle şehir kapıları oluyor.  24 saat görülebilir. Etrafta size bir şeyler satmak isteyen satıcılar olacak. Ve tuktukçular sizi dürtecektir 🙂

12 Hindistan Parlemento Binası

Delhi Parlemento Binası

Yeni Delhi parlemento binası ingiliz mimarisini yansıtır. Çünkü parlemento binasını işgal ettikleri Hindistan’ı yönetmek için, Britanya krallığı kullanmıştır.  Burayı şimdi hintliler hükümet merkezi olarak kullanılmaya devam ediyor.

Kapıda polis barikatları var ama turistlerin geçişi serbest, gidilip görülmesi gereken yerlerden bir tanesi. Yazın gidiyorsanız gündüzleri çok sıcak olacak ona göre şapka ve su alarak tereddütlü gidin.

Kapısına kadar tuk tuk ile gidilebilir sonrasını yürüyerek gezmelisiniz.

İndra Ghandi müzesi , Nizamuddin DergahıChattarpurPurana QuilaAzad Hind Gram Delhi’de görülmesi gereken yerlerin başında geliyor.

Delhi 10.000 lerce yıllık bir tarihin üzerine kurulmuş bir şehir. Söylediğim gibi Delhi’de gezilecek yerlerin tamamını gezmek için aylar gerekir. Sizin için derlediğim mutlaka görülmesi gereken yerleri görün, bir şey kaçırmazsınız çünkü her birine yetişmeniz imkansız.

Düşüncenizi Paylaşın