Yeryüzünde kurulmuş cehennem Auschwitz Toplama Kampı

Auschwitz toplama kampı orijinal adıyla Konzentrationslager Auschwitz, Nazi Almanyası tarafından 2. dünya savaşı ve holokost dönemde yahudi, komünist ve çingeneleri imha ettiği 40 dan fazla yapıyı içerisinde bulunduran bir ölüm kompleksiydi. Polonya’nın Krakow şehrinin 60 km batısında yer alan ölüm kampı, bir çok film, tiyatro ve kitaba konu olmuş olan bu kamp tarihin en acımasız iktidarının yapabileceklerini gözler önüne seriyor.

Güneş Deniz Ulaş, gezdiği kampta deneyimlerini bizim için aktardı.

Auschwitz toplama kampı

 

Yeryüzünde kurulmuş cehennem Auschwitz Toplama Kampı

Tarihin karanlık bir yüzü olan, Nazi Almanya’sının en büyük toplama kamplarını ziyaret ettim. Kraków’da geçirdiğim 3 günden birisini burayı gezmek için harcadım. Buraya gitmek istiyorsanız en az 1 gününüzü ayırmanız gerek çünkü Kraków otogarından Auschwitz Müzesi otobüsle yaklaşık 90 dakika felan sürüyor. Isterseniz bireysel olarak gidebilirsiniz veya şehir merkezinde her yerde karşınıza çıkacak olan tur acentelerden birinden satın alabilir, ekiple beraber gezebilirsiniz. Turlar 120-150 ziloti arasında değişiyor (1 euro 4.2 ziloti). Ben kendim bireysel gezmeyi tercih ettim ve gidiş dönüş otobüs biletine 7 euro gibi bir ücret ödedim.

Gidiş için neredeyse her 45 dakikada bir otobüs var ben ‘Lajkonik Bus’ firmasını kullandım. Dönüşte de Flixbus ile döndüm, uygulamasından satın aldım. Lajkonik Bus firması sizi tam müzenin önünde indiriyor. Sizi indirdiği noktadan yine aynı şekilde Kraków’a giden otobüsler kalkıyor her 45 dakikada bir. Ben saat 12.40 civarlarında müzeye vardım. Bilet için sıraya girdiğimde saat yaklaşık olarak 13 civarıydı, bileti alabilmek için yaklaşık 2.5 saat bekledim ve giriş saati olarak bana saat 17 biletini verdi. Bilet aldığınızda direkt olarak müzeye giremiyorsunuz. Biletinizin üzerinde yazan saatte sizi içeri alıyorlar.

 

Burada önemli bir noktaya değinmek istiyorum. Eğer 2 saatten fazla sırada beklemekten hoşlanmıyorsanız (ben de hoşlanmıyorum 2.5 saat ayakta beklemeyi ama bilmiyordum internet satışını) biletinizi internet üzerinden satın alıp giriş saatinizin 15-20 dakika öncesinde müzede olacak şekilde biletinizi almanızı tavsiye ederim. Eğer müzeyi bireysel gezmek isterseniz giriş için ücret ödemiyorsunuz ancak rehberle gezmek isterseniz 60 zloti gibi bir ücreti var (15 euro).

Bireysel veya grup olarak aşağıdaki link üzerinden biletinizi satın alabilirsiniz

https://visit.auschwitz.org/?lang=en

 

Auschwitz 1 ve 2 müzelerini rehber yaklaşık olarak 3 saat gezdiriyor. Benim otobüsüm 20.05’te olduğu için kaçırma korkusu ile tur satın almadım. Kendim 2.5 saat kadar iki müzeyi gezdim. Ilk önce Auschwitz I’i gezdim. Kapıda sizi almanca yazılmış ‘Arbeit macht frei’ (Çalışmak özgürleştirir) yazısı karşılıyor ve o yazıyı geçtikten sonra dehşetin yaşandığı bu kampa giriş yapmış oluyorsunuz. Kamp blok blok binalardan oluşuyor ve Auschwitz 1 yaklaşık 30 bloktan oluşuyor. Sokaklarda yürürken bile burada yaşanan ölümü, dehşeti hissedebiliyorsunuz. Yürüdüğünüz toprağın üzerinde 70 sene önce insanlar öldürüyor, katlediliyordu. Onlar buraya acı çektirilmeye, evlerinden uzaklaştırılarak zorla getirilirken 70 sene sonra ise insanlar buraya kendi istekleri ile gelmek istiyor. Kampı dolaşırken bazı blokların bazı işler için ayrılmış olduğunu göreceksiniz. Kampın içerisinde Nazi Almanya’sının düşman ilan ettiği Sovyet, Yahudi, Roman mahkumların kaldığı bloklar, kampın mutfağı, Nazi doktorlarının çalışamayacak kadar zayıf insanları enjeksiyonla öldürdüğü bloklar, infaz duvarı, mahkumların asılarak öldürüldüğü bölgeler, Nazi komutanlarının yaşadığı evler ve en korkuncu ise gaz odaları. Bu kamplara yaklaşık 1.3 milyon insan getirilmiş (1.1 milyonu yahudi) ve sadece 200 insan kaçmayı başarabilmiş. Sayıyı hayal edebiliyor musunuz?

 

Auschwitz II

Auschwitz 2
Burada 1.5 saat kadar vakit harcadıktan sonra ücretsiz shuttle otobüslerle Auschwitz II Birkenau kampına gittim. Isterseniz yürümeyi de tercih edebilirsiniz çünkü iki kamp arası mesafe yaklaşık 3 km. Auschwitz II Birkenau kampına ulaştığımda gözlerime inanamamıştım. Burayı gördükten sonra Auschwitz I o kadar küçük geliyor ki gözünüze. Ortasından geçen tren rayı ile iki bölüme ayrılmış korkunç büyüklükte bir kamp. Google mapsten bile bakarsanız arasındaki farkı anlarsınız.

Kampın içerisinde toplama kampına insanların getirildiği trenlerden birinin bir kısmını koymuşlar. Düşünsenize onlarca insanla birlikte bu trenlere sıkış tepiş bindìğinizi ve inince karşınızda bu korkunç ne olduğunu bilmediğiniz bir yer ile karşılaştığınızı. Ben sadece turist olarak gezerken bile içim ürperirken o insanların neler yaşadığını emin olun hiçbir kitap, hiçbir film anlatamaz.

Trenden indiniz ve karşınızda Nazi Almanya’sının ‘Ölüm Meleği’ Dr. Josef Mengele. Önünüzdeki binlerce insanın ve sizin kaderi o adamın yaşa veya öl emrine bağlı. Yaşarsan Alman firmalarına SS subayları tarafından kiralanacaksın ve birkaç ay veya hafta içinde hastalıktan, yorgunluktan ölmekten beter edilene kadar çalıştırılacaksın. Kampın içinde dolaşırken SS subayları tarafından çekilmiş fotoğrafları etrafta görebilirsiniz. Yürüdüğünüz o taşlı yollarda yıllar önce küçücük çocuklar ya acımasız deneylerde kullanılmak üzere ya da bir odada ‘Zyklon B’ isimli gaz ile zehirlenmek için yürüyorlardı. Şimdi onlardan geriye sadece fotoğraftaki masum bakışları kaldı.

Yeryüzündeki cehennemin yaşandığı Auschwitz’i  ziyaret ettikten sonra hissettiklerim tarifsiz. Ancak aklımda buradan ayrıldıktan sonra tek bir soru kaldı. Bu bölge ikinci Dünya Savaşı esnasında casus uçaklar ile görüntülenmiş ve ABD tarafından civardaki fabrikalar bombalanmış. Buradan kaçan Polonyalı mahkumlar burada olan bitenleri müttefiklere anlatmışlar. Bu katliamı bilen ülkeler neden zamanında buraya milyonlarca insanı getiren tren yollarını bombalamadı? Bu katliamı bilip engellemeyen diğer ülkelerde suça ortak değil midir?

 

Düşüncenizi Paylaşın